27 Haziran, 2012

2 saat geçmek üzere, 1 saat 54 dakika oldu, 6 dakika var 2 saatin dolmasına,çıkmıştır sonuç değil mi? Ne bu saniyesi saniyesine son dakika haberi veren muhabir gibi koşturarak mı getiriyor labarant, opsiyonlu davranmışlardır 2 saat diyerek,öyledir öyledir.
Ya ararsam ve henüz çıkmadıysa?
1 saat 55 dakika oldu.
Annem kafasını meşgul etmek için olmalı, sürekli mutfakta dolanıyor, kardeşim çaktırmadan arada yüzüme bakıyor, ben de 500 defa dolandım salonda, arayacağım,dayanamıyorum.
Hastaneye hiç bu kadar kolay ulaştığım olmamıştı, çaldırdım açtılar, hayret! Labaratuvarı istedim, müzik dinledim güzel güzel.Kalbim duracak. Çok umutlu değilim ama yine de bir umut işte..
"sabah kan vermiştim de, gebelik testi için, adım şu soyadım şu, çıktı mı acaba?"
"hımm, çıktı evet de şey sizi biraz bekleteceğim"
??
"merhaba hanımefendi ben labaratuvar şefi falanca"
"sevgili dostum, deminki arkadaşa izah etmiştim tahlil sonucumu öğreneceğim, telefonu size verdi"
"evet....İlk defa mı geliyorsunuz hastanemize?"

Ne bu şimdi mini anket mi? Yoksa hastanemizde tahlil yaptıran 500. kişisiniz bir sıkımlık diş macunu kazandınız muhabbeti mi? Benim kalbim duracak aloooooo!

"Hayır, daha önce de zilyon kez geldim hastanenize.Hayırdır?"
"Kaç yaşınızdasınız?Ha burada yazıyormuş ok.İstenen bir gebelik mi bu yoksa pozitifliği durumunda sonlandırmayı düşündüğünüz bir gebelik mi?"

"Sonlandırmayı düşündüğümü söylesem bebeği bana vermeyecek misiniz yani?"
"Efendim, anlayamadım?"
"Hayır efendim beklenen bir hamilelik, yıllardır tedavi görüyorum, sonuç olumsuz mu?"
"Eviniz buraya yakın mı?"

Yok eşeğin...semeri! Niye çay içmeye mi geleceksiniz hastanece?

"Yakın beyefendiciğim , yakın olmasına ilk kez bu kadar seviniyorum zira bu konuşma böyle sürerse acile ulaşmak sorun olmayacak!"
"Tamam o zaman. Siz şimdi evden çıkın, biz labaratuvarda 11 kişiyiz, 12 kişilik bir pasta alıp gelin sonuç kağıdını verelim, gözünüz aydın hamilesiniz!"

Ha
Ha
Ham
Hamileyim, hamileyim,hamileyim Allah'ım!

Çığlıklar atmaya başlıyorum, öyle çok bağırıyorum ki adam yaptığı işten soğumuştur bunları duyunca, soluksuz çığlıklar atıyorum.

Annem çok mutlu, kardeşim, batının en hızlı telefon eden kovboyu çoktan bir numara çevirmiş bile, eşini arıyor sanıyorum.

Deli gibi oradan oraya koşturuyorum, annem bir yandan beni durdurmaya çalışıyor, sakin ol diyerek, bir yandan da "kocanı ara, meraktadır "diyor.
Onu duyuyorum ama o an şoka girdim sanıyorum, şuursuzca koşturuyorum evin içinde."sen ara "diyorum, "sen ara, sen ara"
Annem kocamı arıyor, müjde de istiyor arada atlamadan.Beni istiyor telefona, çok mutlu, sesi titriyor,"seni seviyorum, gözümüz aydın "diyor.

Babam İzmir'de, onu da arıyor kardeşim.
Ben de bu haberi en çok bekleyen insanı, sevgili kayınvalidemi arıyorum, çok ama çok seviniyor.1 dakika sonra tekrar çeviriyorum numarasını, biriyle konuşuyor, teyzeme haber veriyor olmalı..

Çok mutluyum.
Şükürler olsun Allah'ım.
Benim için dua eden bir kalbi temizin duası yüzü gözü hürmetine verdin kalbimin dileğini, şükürler olsun binlerce kez..

İşten erken çıkacak kocam, pasta da getirir gelirken, onu görmeyi çok istiyorum şu an.
İsteyen kimsenin kucağını boş bırakma Allah'ım, yeri doldurulamayacak bir duygu, bir hasret bu.İkamesi yok, beklemesi zor, yokluğu çok acı..

İçimde bebeğimle uyuyacağım bu gece, içimde bir yerlerde bana tutunan bir nokta var.
Tutun ne olur bebeğim, sımsıkı tutun minik ellerinle, bırakma anneni, annen seni çok özledi....

Hiç yorum yok: