28 Haziran, 2012

Bu doktorla olmayacağı muhakkak..Eve yakın oluşu akla yakın gelmişti ama ben ne canımı ne de canımın canını, saygısızlık yapmayı kendinde hak gören birine teslim edemem.
Başka bir doktor arıyorum, ilk önceliğim eve yakın olması ki kocam olmadığında da ben atlayıp gidebileyim.
Alışverişten dönerken yol üstünde kocaman bir levha görüyorum."Kadın doğum uzmanı falanca"
"görüşelim mi? "diyorum kocama.
"Randevusuz olur mu, telefonu var levhada bir ara önce"diyor. Haklı ama şansımı deneyeceğim.
Arıyorum, asistanı "doktor bey 10 dakikaya kadar çıkacak, yakınsanız buyurun"diyor.Çok seviniyorum.
"Kapıdayız zaten "diyorum.
3 dakika sonra muayenehanedeyiz.Çok güleryüzlü, ilgili bir adam, beni uzun uzun dinliyor ve bu kadar tedaviden sonra spontane hamile kalışımı büyük şans olarak görüyor.
Muayenemi yapıyor.Bebek gayet iyi görünüyor, herşey yolunda orada diyor gülerek.
Ama yüzünde bir tuhaflık var, muayeneye dakikalarca devam ediyor,konuşmadan.
Odasına geçtiğimizde "hoşuma gitmeyen ve şüpheli bulduğum bir kitle var"diyor.

"evet "diyorum.Tüp bebek doktorum da söyledi sarı cisim dedikleri kitleymiş, zamanla geçer demişti"diyorum.
"Bu tarihlerde sonlanması gerekirdi ve yapısal görüntüsü tetkiki gerektiriyor bence "diyor.
"riskli gebelik uzmanınıza gitmenizin tam zamanı, hem olası sağlıklsız doğumları engellemek için yapılan testi de yaptırmalısınız bir an önce "diyor.
"peki "diyoruz, kafamız karıştı biraz...

Bu arada bebeğin bu aylarda tekmelemeye başlayacağını söylüyor, o karşıklık içinde gülümsüyorum, yakında hissedeceğim bebeğimi,heyecanlandım bak yine..

Ertesi gün internetten bir Prof buluyorum, üniversitede de öğretim görevlisi, Ortaklar Caddesinde, iyi en azından işime yakın.Randevumu alıyorum hemen. Hoca, riskli gebelik takibi yaptığı gibi jinekolog onkolog, oldukça dolu bir ardeli var, sevindiriyor beni bu.

Biraz soğuk, pek gülümsemeyen bir doktor ama ne yapalım, oturup akşam sohbeti edecek değiliz ya, bana ve bebeğime iyi baksın yeter.

Hikayemizi dinliyor, muayene ediyor sonra da.
Yine çoook uzun süren bir muayene.
Aldığım kiloya hayret ediyor, çok fazla kilo aldığımı söylüyor, oysa hiç yemiyorum, hayret bir durum, neredeyse bebeğe yetecek kadar yiyorken kilo alıyor almam benim için de şaşırtıcı.

"buradaki kitle şüpheli "diyor."bebeğin burun kemiğini de ölçümleyemedim, down sendromunda karşılaştığımız bir durum bu, belli olmaz ama bu ölçüm önemli" Şaşkınız..
Down sendromu?
Kitle?
"sizi hocama göndereceğim, yazdığım notu gösterirsiniz.Konsültasyon görüşünü bildirir bana.Sizin durumunuz acil, eğer randevu alamazsanız benim ismimi verin ve rica ettiğimi söyleyin "diyor.
Kapıdan bizi uğurlarken de nedense, herhangi bir açıklama yapmadan "sizin takibinizi ben yapamayacağım yalnız "diyor.İyice şaşırıyoruz ama nedense "neden "demiyoruz. Kafamız o kadar karıştı ki, kalbim sıkışıyor, yolunda gitmeyen birşeyler var sanırım..
"peki hocam "deyip ayrılıyoruz.

Yakındaki bir kafeteryaya oturuyoruz.
Kafamız bir dünya.
Bu konu hakkındaki herşeyle ilgili soluksuz konuşuyoruz; hava, su, trafik vs vs vs.
Hangimiz açacağız birbirimize konuyu?
Kocamın ela gözleri kızarmış, yok yok yolunda gitmiyor birşeyler...

Konsülte edecek hocayı araıyoruz. Tahmin edildiği gibi randevu veremiyor kısa süreli, bizi gönderen hocanın adını veriyorum "ben onla konuşayım size döneyim "diyor.
5 dakika sonra arayın "sabah gelin hemen "diyor.

Neler oluyor bilmiyorum, sabaha kadar bir dakika kırpmıyorum gözümü.
Bebeğim, iyi misin? İyi miyiz? Beni bırakmayacaksın değil mi? Burnunu ölçemedim dedi ya doktor, orada herşey yolunda mı meleğim,Umut'um....

Hiç yorum yok: