02 Ağustos, 2012

Amniyosentez için üniversite hastanesindeyiz.
Bir iğneyle karnıma girip bebeğin içinde olduğu sıvıdan örnek alarak bir anomali olup olmadığına bakacaklar.Düşüncesi ürpertici ama sadece ben doğurmayıp bir sürü kadına bu işlem yapıldığına göre ben de yaptırabilirim demektir.
Sekretere randevumu hatırlatıyorum, bizi bekleme bölümüne alıyor, küçücük bir alan,oturacak yer yok ve eşlerinin yanında oturan genç ve sağlıklı erkeklerden hiçbirinin de bana yer vermeye niyeti yok, küçücük pencereden giren havayı idareli kullanmak gerekli zira içerideki hava az sonra bitecek kesin!
Koridora çıkıyorum.Yine uzun bir bekleme süresi sonrası hemşire ismimi okuyor.Allah'ım yardım et ve sağlıklı haberler duyur bana..

Genişçe bir salon.Jinekoloji ihtisası yapan birkaç doktor daha var içeride, genç genç çocuklar.Hoca karartıyor içeriyi,kapı hafif aralık.Karnıma iğnenin gireciği yerin açık olduğu bir örtü örtüyorlar,kocam dışarıda, gözüm monitörde.
Hoca iğneyi hazırlıyor ve o sırada bana "doktorunuz kim?"diyor. "takip eden bir doktorum yok henüz "diyorum. "Bir süre önce şüpheli bir durum için falanca hocaya gittik sadece "diyorum "konsültasyon için"
Hoca birden kıpkırmızı oluyor , zaten heyecandan titreyen beni ağlatacak kadar yüksek bir sesle "madem onun hastasısın bana neden amniyosentez yaptırıyorsun kardeşim "diye bağırıyor.Asistanlardan birine "sorun sekreterlere kim vermiş bu randevuyu, neden o hocaya vermemiller madem onun hasatası "diyor.Kızlardan biri çıkıyor odadan ,ben "hocam biz ona fikrini almak için gittik o benim dok...."
"kardeşim neden o hocanın adını vererek randevu istemediniz "diye bağırıyor hala.
"hocam anlamıyorsunuz o benim doktorum değil, beni takip etmi...."

Karnıma iğneyi öyle bir saplıyorki iğnenin deri ve yağ tüm tabakaları geçerken çıkardığı gırrrç sesini duyuyorum, çok canım yanmış olmalı ki "ah !" diyorum, kocam kapıda, Hoca kocama dönerek "çık dışarı sen "diye bağırıyor, ne olduğunu anlamıyor adam,öyle şaşkın bakıyor ki, sessizce ağlıyorum, canım hala yanıyor....

Öfkesi hala geçmemiş, Asistana "bu randevuyu kim vermiş bulun bana "diye bağırarak çıkıyor odadan.
Kalkıp üzerimi toparlıyorum.
Asistanlardan biri halime acımış olacak ki "hocalar birbirlerinin hastalarına bakmazlar. Siz randevu alırken kendi doktorunuzun ismini vermeliydiniz, ona sinirlendi "diyor. "Anlatamıyorum derdimi, o hoca benim doktorum değil, başka bir hoca ona görüşünü almak için gönderdi, aldık.Başka bir doktor bulup gebeliğimin sonuna kadar onun kontrolünde olmak için doktor arıyoruz "diyorum.
"olsun "diyor."o hoca baktıysa yine ondan almalıydınız"
Yok beni anlamayacak bunlar.

Koridorda bir bankta oturuyoruz, ortalık karıştı iyice, ben hala ağlıyorum ve hoca önümüzden geçip gidiyor, sonra tekrar geçiyor ve gözlerinden alev çıkarak bakıyor bana hala, ne yaptığımı anlamış değilim ki, derdimi de anlatamadım ve zaten korkuyla karışan heyecanıma bir de bu tavır eklendi, kendimden geçiyorum...

Bir süre dinlendikten ve biraz su içtikten sonra, koşarak oradan uzaklaşmak geçiyor içimden, Hocayla tekrar karşılaşmak istemiyorum,  acımasız bakışlarıyla tekrar karşılaşmamak için hızla çıkıyorum hastaneden.

Hiç yorum yok: