Kemoterapi tarihi belirlendi.
Kemoterapiyi uygulayacak ve benim takibimi yapacak Hocamı, Gökhan Hoca'yı çok seviyorum, gördüğüm en naif insanlardan biri, bana huzur veriyor ve ona çok güveniyorum.
Kaygılarını anlatıyor ve alışılmış bir durum olmadığı için, çok dikkatli olacaklarını ve içinde iyi bir jinekoloğun olduğu bir ekiple çalışacaklarını ekliyor.
Emekli sandığımdan sosyal güvencem olmasına ve güya Türkiye'de kanser tedavisi ücretsiz olmasına rağmen, eşim sürekli hastane muhasebesi ile görüşüyor ve canım sıkılmasın diye de bana anlatmıyor tahmin ediyorum, oysa şu an sadece bebeğimi düşünüyorum ben, ona kavuşayım da bir tek üstümdeki elbise kalsa umrumda değil, zavallı kocacık, ne çok yoruldu son günlerde..
Şimdi İzmir'e, annemlerin yanına gideceğim 2 haftalığına.Çandarlı bana iyi gelecek..2 hafta sonra döneceğiz ve kemoterapi başlayacak hemen, oğlum artık 6 aylık, kocaman bir adam.Güçlü kuvvetli bir çocuk olacak inşallah, tekmeleri tekme değil dayak seansı sanki, eşek sıpası, sağlıkla doğsun bebeğim inşallah da ben de onu döveceğim poposuna poposuna vurup:)
Kemoterapiler 21 gün arayla olacak.
Doktor Bey saçlarımın döküleceğini, kemoterapiler sonrası birkaç gün olası yaşayacaklarımı anlatıyor,incitmeden, ağlatmadan, acıyan ama gülümseyen gözleriyle.
3 kez kemoterapi alacağız Umut'la, sonra ciğerlerinin geliştiğini ve hayatta kalabileceğini düşündükleri ilk zamanda alacaklar onu.
İlk zamanda diyorum çünkü o kaldıkça, onun büyümesi beklendikçe her geçen gün benim hayatım tehlikeye giriyor.
Doktor, sizin bir an önce tedaviye başlayarak iyileşebilmeniz için bebeği almamız gerekiyor dediğinde tekmelemişti Umut,hiç bırakır mıyım ben onu, aşacağız birlikte..
Şimdi terapiler öncesi biraz soluklanma zamanı, Çandarlı'ya gidip eski günlerdeki gibi deniz kıyısında yürümek istiyorum, balıkçı teknelerini seyretmek, kıyıda çay içmek.
Seneye baharda gitmek istiyorum Çandarlı'ya, baharda çok daha güzel orası..
Seneye?
Seneye?
Benim senem var mı acaba?Kimbilir...
İnsanın hayal kuramadan,yarından öteye plan yapamadan yaşaması ne kötü birşeymiş meğer.
Gideceğim, ben seneye de gideceğim Çandarlı'ya, oğlum için..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder