Kim olduğunu görmediğim bir kadın ve bir erkek konuşuyor; "kendine geldi, ara da odasına çıkarsınlar"
"İyi misiniz"diye soruyor kadın, başımın ters tarafında duruyor, görmüyorum onu, sadece "üşüyorum "diyorum. Bir battaniye daha getiriyor, o üzerimi örterken hastabakıcı geliyor beni almaya.
Saçımdaki boneyi çıkarmışlar, burnumda bir hortum var hissediyorum, canım çok yanıyor...
Asansöre bindiğimizde kendime daha çok geliyorum, karnımın şişliği inmiş...Oğlum...nerde acaba? İyi mi? Herşey yolun gitti mi ki...
Odaya geliyoruz.
Herkes kapıda, yüzlerini seçiyorum ama konuşacak takatim yok, gülümsüyorum.Onlar da..Güzel gülüyorlar, endişesiz...
Yatağıma alıyorlar beni, hala uykum var.
2-3 dakika sonra pembe kıyafetli bir hemşire giriyor odaya, arkasından 2 tane daha..Öndeki, daha tecrübeli olan hemşirenin kucağında..Umut...Küçücük..sadece saçlarını görüyorum, ne çok saçı var:)
Karın kısmım göğsümden aşağı dikey olarak bandajlı olduğu için yüzüstü, bacaklarıma bırakıyorlar oğlumu.Uyuyor..Allah'ım, ne kadar tatlı, ne kadar masum..Kucaklayamıyorum ama koklamak istiyorum bana doğru yaklaştırıyorlar, kokusu..Cennet kokusu bu mu acaba, öpüyorum, içime çeke çeke öpüyorum. Burnumdaki hortumdan çok yaklaşamıyorum, saçlarını seviyorum, ellerini...5 parmağı var bu elinin, dğerine bakıyorum ,onda da..İlaçlar ona ne yaptı bilmiyorum, kararımın bir faturası olsun istemiyorum onun üzerinde, çok dua ettim,çok....
Çok şükür çok sağlıklı.
Zamanından çok önce doğmasına rağmen kilosu ve boyu yerinde.
Erken doğduğu için hazır tutulan ambulans, yenidoğan acil servis...Oğlum 1 saat bile küvözde kalmadan yanımda, o bir cengaver, o bir savaşçı.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder