29 Kasım, 2012

Annelik kendi başına zor, fedakarlık isteyen ama bir o kadar da güzel bir duygu.
Bir de sonuçta böyle güzel bir varlıkla karşılaşmak, herşeye değiyor...

Umut'la evdeyiz.
Annem ve kayınvalidem de yanımda.
Birkaç gün sonra, yaralarım biraz iyileşince kemoterapiye gireceğim.Hamileyken bana azaltılarak verilen ilaçları şimdi normal dozlarıyla verecekler ki açığı kapatalım.
Saçlarım ilk kürlerde dökülmeye başlamışlardı zaten, tek can sıkıcı yanı o. Estetik olarak değil, evin her yeri, yastıklarım, banyo taşları her yer ama her yer saç..Ben ilaçlar alınır ve sabah uyanırsın tüm saçların dökülmüş olur diye düşünürdüm hep, öyle olmadı en azından benimki. Parti parti, can sıka sıka dökülüyorlar, gidip usturaya vurasım var ama kafa yapım öyle bir kesime uygun değil, zaten kaş ve kirpiklerim de dökülüyor iyice tuhaf olurum diye cesaret edemiyorum açıkçası.
Pansumana gitmem gerekiyor, bazı noktalardaki dikişler de alınacak, bölüm sekreterinden tut da tüm asistanlar ve jinekologlar tanıyorlar beni, şaşırıp sekreter hanıma soruyorum, "ameliyatınıza çok kalabalık bir ekip girdi, hemen hemen tüm asistanlar da izledi, bir tez çalışması olacak durumunuz"diyor. Anlıyorum zira, biz ilk öğrendiğimizde ne çok araştırmıştık internetden de bir japon hanım dışında vaka örneği bulamamıştık, olsun olsun, bir gün birilerine ışık olacak bir tez olsun.

Umut uslu bir bebek.
Gaz sorunu yok, uyku sorunu yok, uslu uslu bakıyor etrafa.
Emzirmeyi çok istiyordum bebeğimi ama hem aldığım ilaçlardan dolayı, hem hemen doğum sonrası emziremediğimden olsa gerek, birkaç damla dışında süt gelmiyor göğsümden, göğsüme bakıp bakıp ağlıyorum, oğlum mamayla besleniyor, neyse..sağ ve sağlıklı ya yeter bana...

Anneler gereken herşeyi yapıyor zaten, bol bol dinleniyorum.
Kemoterapi günü yakın, Gökhan Hoca'yla yeniden konuşuyoruz, bebeği soruyor hep, "zor kısmı atlattık, ha gayret şimdi "diyor.
3-4 saat kadar sürecek yine diyor, ilk 3 ten alışığız zaten işleyişe ama bu kez ilaç dozları aratacağı için, ilklerde görülmeyen kusma vs şikayetler endişelendiriyor beni.
Yoruldum da sanırım.
Ne hamileliğimin tadını çıkarabildim ne lohusalığımın diye düşünüyorum bazen.
Ya bana ya bebeğime birşey olursa diye 7.ayında alabildiğim ilk patiği, battaniyesi ve minik beşiğiyle yaşadım yaşayabildiğim kadarını.
Hani odalar düzenlenir, eşyalar alınır, süslenir falan ya...
Benim oğlumun yatağımın başucunda duran bir minik beşiği, bir patiği, bir hastane çıkışı takımı, battaniyesi vardı sadece, bir de kendi dolabımızın içinde ayırdığım ve içinde bezleri duran çekmecesi..
Hep bir yanı buruktu hamileliğimin, sadece domates istemişti canım da eşimin güldüğünü hatırlıyorum; "memur karım benim, aşermesi bile sorunsuz, benim bildiğim avakadoya yada mevsimsiz yeşil eriğe aşerilir ama "demişti epey gülmüştük.

Şimdi kucağımda , Allahımın bana  hediyesi..
Ameliyatla overlerim, rahmim, karın zarım vs de alındığı için başka bebek şansı olmayan annesinin ilk ve tek kuzusu, kınalı kuzusu...

Tüm bunlar cerrahi bir de menapozu getirdi beraberinde doğal olarak, bu yaşta menapoz...
Tüm yaşananların içinde bir de erken gelen menapozun etkileri, sorunları...

Yol uzun daha ama aşacağım, aşacağız kepçe kulaklı oğlumla, büyüyeceğiz, ya da belki o çoktan sınavını verdi ve büyüdü de büyüyecek olan benim.

Ne güzel işte , ben de; Umut'la büyüyorum...



Hiç yorum yok: