04 Aralık, 2012

Umut kreşe başladı.
O kadar çok kreş aradık ki bu kadar zor olacağı aklımın ucundan bile geçmezdi ama henüz bezi bırakmadığı için o yaş grubunda eve de yakın bir yer bulmak aylar aldı.
Nihayet onu , zaman zaman içine birşey kaçtığını düşündüğüm oğlumu kabul eden bir kreş bulduk, onun yaşında 1 çocuk daha var diğerleri ay farklarıyla onlardan büyük, çok genç çok da şeker bir öğretmeni var.,lk günlerde gitmemek konusunda her sabah dram yüklü bir seramoni yaşadık ama şimdi çok şükür koşa koşa gidiyor, ağlayarak göndermektense böyle severek gitmesi beni de mutlu ediyor tabii.
Şimdilerde okullarda kıyafet serbestisi tartışması yaşanıyor ve henüz bize uzak olmasına rağmen ben de bu uygulamaya çok ama çok karşı olanlardanım, kreşe giderken bile ne giydireceğinizi, ne göze batmasını ne ezilmesini istemeyeceğiniz bir dengeyi tutturmak şimdi bile çok zorken o zaman ne yapılır inanın hiç bilmiyorum.

Facebook'ta ve diğer pek çok sosyal paylaşım alanında okuduğum yorumların çoğu da bu yönde ama halkının karşı olduğu uygulamalarda diretmeye ve uygulamaya koymaya iktidar deniyor sanırım.Ota b.ka referandum/anket yapmaya meraklıyız da bu konuda neden yapılmıyor uygulamaya konmadan önce bilmiyorum, yakında kefende de serbesti gelir böylece öbür tarafa giderken de aramızdaki sınıf farklarıyla gideriz tam olur, bir orda bir de önlüklerimizle nisbeten eşit oluyorduk, o da değişsin. Fakir fakirliğini bilsin zaten, zengin zenginliğini, Bakanın bugün dediği gibi gerçi "zenginle yoksul aynı okula gitmiyor ki zaten !" Haklı! Diyorum ya fakir bilsin fakirliğini, ne işi var zenginin gittiği okulda, giysin eski püskülerini gitsin işte. Beyaz Showa çıkan ve "ayakkabımın altı delik biliyorum, arkadaşımın çok güzel çizmeleri var , ben de çok beğeniyorum, öyle çizmelerim olsun istiyorum ama babam inşaatta çalışıyor bana alamıyor ki "diyen güzel kızımız Gizem geliyor aklıma, çocuk yüreğiyle o çizmeleri kimbilir kaç kere gördü rüyasında, üstelik o okul nisbeten aynı gelir düzeyindeki öğrencilerin gittiği sıradan bir devlet okuluydu ve onların arasında bile bu yaşanırken, olabilecek diğer olayları düşünemiyorum bile.Gizem yoksul evinin yoksul sobasından çıkan en az onlar kadar yoksul dumanla zehirlenerek öldü, bir o çizmeleri aldı mı ona bilmiyorum ama umarım cennette çok mutludur, O melek oldu ama  altı delik ayakkabıları dünyada ondan hatıra kaldı.
Üstelik çocuklar o kadar minik ayrıntıları yüreklerinde büyütüp farkında olmadıkları ve sonra da silinmesi oldukça güç olacak derin çizgilerle kazıyorlarki yumrukları kadar olan kalplerine, büyüdüklerinde trilyonları bile olsa o para, o güç onaramıyor o yaranın izini.

Netice itibariyle okulda kıyafet serbestisine hayır! Anne olarak, insan olarak hayır!
Tek tip giyinmesinler peki ama o zaman kıyafet için bir bütçe tanısın devlet, yada devlet versin kıyafetlerini, her gün farklı farklı ama aynı kalitedeki bu kıyafetleri giyerek gitsinler okula, öyle ya.
Gerçi bunun da kötü tarafı , ilkokullara süt dağıttıklarına yetkili ağızdan yapılan açıklamada "bazı çocuklarımız sütü ilk kez içtikleri için rahatsızlandılar "dediği gibi yeni ve güzel kıyafetler giyince de rahatsızlanabilir yurdumun bazı güzel çocukları.

Velhasıl oğlum kreşe başladı.
Şimdiden dert oldu okul hayatı içime büyüdükçe ne olacak bilmem,.
Neyse, gidip azıcık yürüyeyim yağmurda, yağmurun altında herkes eşit,herkese eşit yağmur damlası düşüyor değil mi? O da mı öyle değil yoksa..



Hiç yorum yok: