16 Ağustos, 2012

Bulduğumuz doktorları dolaşıyoruz tek tek.
En son görüştüğümüz doktor Kadir Bey en içime sineni.Aslında hastanenin tüp bebek bölümünün şefi ama oldukça deneyimli birine benziyor ve bana yaklaşımı çok güven verdi ilk andan.

Muayeneden sonra o da "hemen alınmalı"dedi sadece.
Benzer bir ameliyat yaptınız mı diyoruz, "bu pek rastlanan bir durum değil "diyor.
"Tedaviyle edinilmiş, kıymetli bir bebek. Çok dikkatli davranılmalı, kitle bebeğin vücutta yerleşik olduğu bölgeyle yapışık.Anestezi alacaksınız.Kitlenin hemen ameliyat sırasında patalojiye gönderilmesi gerekiyor,iyi bir ekip yapmalı operasyonu.Ben olayım ama olmayayım ama lütfen 24 saat içinde ameliyat kararı alın"dedi.

Bacaklarım titriyor, kulaklarım uğulduyor, hala tekmeliyor bebeğim...

"bebek iyi mi peki "diyorum.
"Çok iyi görünüyor"diyor gülümseyerek. "Çok yakışıklı bir adam "

Oğlum...
Bir oğlum olacak yani inşallah.Herşeyi atlatabilirsek bir prensim olacak, minicik elleriyle bana tutunsun diye dua ediyorum. İçimdeki bir duvara tırnaklarını geçirip yapışsın ve hiç kopmasın istiyorum oradan.

Eşim şaşkın ama asıl şaşkınlığı benim sakinliğime.
Ne yapabilirim ki, hayat tutmuş elimden kendi rotasında yürütüyor bizi. Ağlasam, bağırsam, herşeyi kırsam yok mu olacak içimdeki kitle, bitecek mi herşey.

2 gün sonraya tam da doğumgünüme, ameliyat günü alıyoruz.

Tam odasından çıkarken sesleniyor doktor; "İyi dinlenin ve moralinizi yüksek tutun "
Gülümsüyorum, bebeğim minik bir tekmeyle cevaplıyor doktor amcasını.

Hiç yorum yok: